Ed Thigpen, Oscar Peterson Üçlüsü’ndeki çalışmasıyla fırça tekniğinin en çok başvurulan örneklerinden birini bıraktı. Üçlü düzeninde davulun işi, piyano ve kontrbasın arasındaki dokuyu bozmadan sürekli bir hareket üretmektir.
Fırça tekniğinin temel farkı, vuruş yerine sürtme hareketine dayanmasıdır. Sol el deri üzerinde daireler çizerek sürekli bir zemin üretirken sağ el ritmik vuruşları taşır. Ses kesintisizdir; bagetle elde edilemeyen bir akışkanlık doğar.
Thigpen’in yayımladığı çalışmalar, bu tekniği yazıya döken ilk sistemli kaynaklardandır. Daire yönü, basınç miktarı ve el değişimi gibi ayrıntılar, kulakla aktarılan bir geleneği öğretilebilir hâle getirmiştir.
Oda ölçeğindeki caz topluluklarında fırçanın yeri bugün de aynıdır: balad ve orta tempolu parçalarda dokuyu yumuşatır, şarkıcı eşliğinde sözün önüne geçmez.
Fırça çalışmasında en sık yapılan hata, bagetten kalan refleksle vurmaya çalışmaktır; hareketin sürtme olduğu kavranmadan ses yüzeysel kalır.
Derslerimizde fırça çalışması ayrı bir başlıkta yürütülür; kursiyer önce yalnız sol elin dairesel hareketini sabitler, ardından sağ el ritmi ekler.