Al Foster, 1970’lerin ortasından itibaren Miles Davis topluluklarında uzun süre çaldı ve trompetçinin elektrikli döneminin ritmik dengesini kurdu. Bu dönemde davuldan beklenen, funk’ın tekrar eden dokusuyla cazın esnekliğini aynı anda taşımaktı.
Foster’ın çözümü, kalıbı sabit tutup içini değiştirmektir. Bas davul ve trampetin yerleşimi bölüm boyunca korunur; hi-hat ve ziller ise sürekli hareket eder. Dinleyici sabit bir zemin duyar, müzisyenler ise değişen bir doku üzerinde çalar.
Aynı icracının akustik caz bağlamındaki kayıtları çok daha geleneksel bir ride kalıbı kullanır. Bu ayrım, Foster’ın bağlama göre dil değiştirme becerisini gösterir.
Davis’in bu dönemdeki müziğinde davulun rolü de değişmiştir: eşlik eden değil, parçanın yapısını kuran bir unsur hâline gelmiştir. Bölüm geçişleri çoğu zaman davulun kararıyla olur.
Foster’ın uzun kariyeri boyunca kendi topluluklarıyla yaptığı kayıtlar, aynı icracının besteci olarak da düşündüğünü gösterir; ritmik fikir, parçanın çıkış noktasıdır.
Derslerimizde sabit zemin üzerinde değişen doku çalışması yapılır; kursiyer bas davul ve trampeti sabitleyip yalnız zil katmanını değiştirerek dokunun nasıl canlandığını duyar.