Batı Afrika’nın birçok geleneğinde ritmik topluluğun referansı, davullar değil demir bir çandır. Gankogui ya da benzeri çalgılarla çalınan bu kalıp, parçanın tamamı boyunca değişmeden tekrar eder ve diğer bütün katmanlar ona göre yerleşir.
En yaygın çan kalıplarından biri, on iki birimlik bir çevrimde yedi vuruştan oluşur. Vuruşlar eşit aralıklı değildir; bu eşitsizlik, üzerine binen katmanlarla sürekli değişen ilişkiler üretir ve poliritmik dokunun kaynağı olur.
Aynı kalıp, Küba’da clave adıyla ve farklı bir biçimde yaşamaya devam eder. Köle ticaretiyle Atlantik’in öbür yakasına taşınan bu yapı, sonradan caz, funk ve popüler müziğin ritmik altyapısına sızmıştır.
Davul setinde çan kalıbı genellikle ride zilinin kasnağında ya da ayrı bir çan üzerinde çalınır. Sabit bir referans olarak kullanıldığında, üstteki katmanlar serbestçe hareket edebilir.
Bu kalıpların öğrenilmesi yazıdan çok tekrar ve dinleme ister; çevrim uzun olduğu için ancak bedenle yerleştiğinde doğal duyulur.
Derslerimizde ostinato çalışmalarında çan kalıpları kullanılır; sabit bir çevrim üzerinde serbest cümleler kurmak, poliritmik düşünmenin en doğrudan yoludur.