Caz eşliğinin merkezindeki ride kalıbı, bugün bilinen hâline tek seferde ulaşmadı. 1930’larda zaman büyük ölçüde hi-hat ve bas davulda tutuluyordu; ride zili henüz sürekli kullanılan bir çalgı değildi.
1940’larda bebop ile birlikte zaman ride ziline taşındı. Kalıbın ilk biçimi, dörtlük vuruşlar arasına yerleştirilen noktalı bir bölünmeye dayanıyordu. Tempo yükseldikçe bu bölünme daralır ve neredeyse eşit sekizliklere yaklaşır.
1950’ler ve 60’larda kalıp esnemeye başladı. Bazı icracılar ikinci ve dördüncü vuruşu vurgulamayı bıraktı, bazıları kalıbı sürekli değiştirerek eşliği doğaçlamanın parçası hâline getirdi.
Çağdaş cazda ise sabit bir ride kalıbından söz etmek güçtür. Kalıp ölçüden ölçüye değişir, kimi zaman tamamen kaybolur ve yerini tom ya da trampet dokusuna bırakır; nabız ayakta ve iç duyuda korunur.
Bu evrim, tek bir doğru olmadığını gösterir. Hangi biçimin kullanılacağı, çalınan dönemin ve topluluğun beklentisine bağlıdır.
Derslerimizde ride kalıbı dönemlere göre ayrı ayrı çalışılır; kursiyer aynı parçayı üç farklı dönem anlayışıyla çalarak farkın nereden geldiğini duyar.