Caz davulculuğunda solo, kendi başına bir gösteri olarak değil, parçanın devam eden anlatısı olarak ele alınır. En etkili örneklerde solo, temanın ritmik yapısını kaynak alır ve dinleyici parçayı kaybetmeden takip eder.
Bu anlayışın en bilinen temsilcisi Max Roach’tur; kompozisyon mantığıyla kurulan sololar, motif geliştirme üzerine kuruludur. Aynı yaklaşım, Philly Joe Jones ve Roy Haynes gibi isimlerde farklı biçimlerde sürer.
Solonun uzunluğu da bir karardır. Otuz saniyelik kapalı bir fikir, üç dakikalık dağınık bir bölümden çoğu zaman daha etkilidir; birikim ve çözüm, süreden çok yapıya bağlıdır.
Form takibi solonun omurgasıdır. Sekiz ya da on iki ölçülük bölümler sayılarak sürdürülür; topluluk geri döndüğünde davulun doğru noktada olması, solonun niteliğini belirleyen ilk ölçüttür. Solo çalışmasında en verimli yöntem, kayıtla birlikte çalışmaktır: parça çalarken solist bölümünde davul devreye girer, form sayılır ve dönüş noktası denetlenir.
Dinamik kullanımı da solonun etkisini belirler. Baştan sona yüksek gürlükte çalınan bir bölüm kısa sürede tek düze duyulur; gürlük yayı kurulduğunda aynı malzeme çok daha geniş bir etki bırakır.
Derslerimizde solo çalışması iki ya da dört ölçülük kapalı fikirlerle başlar; uzunluk ancak form güvenceye alındıktan sonra artırılır.